1 Ocak 2010 Cuma

Kuru Göl


Düzce'den batıya doğru eski D-100'den, 10 km. yol alıp, ibreli çam ağaçları arasında açılmış toprak yoldan içi sazlarla kaplı göle geliniyor. Ormancılar, çevrede uygun ortamlarda geyik, karaca, tilki, domuz, ayı, çakal, sincap görülebileceğini belirtiyorlar. İki saatlik bir yolculuk sonrası, dev metropol İstanbul'dan gelenler için böylesine farklı bir ortam gerçekten etkileyici olabiliyor. Ve bir anda kendinizi gölün kıyısında buluveriyorsunuz.

Aslına bakarsanız gölde fazla bir şey yok, doğanın içinde kurbağaların sesini, kuşların korosunu dinliyorsunuz. Gençler, balık tutuyor, çevrede çeşme, büfe, wc. gibi hiçbir şey yok ama turizm adına gelecek vaat ediyor. Gölde sazan, karabalık denilen, ekmek hamuru ile tutulan, tatlı su balıkları yaşıyor. Her ikisinin de tavasının leziz olduğu anlatılıyor. Kurbağalar ne kadar çok olursa balıklar da o kadar fazla olur diyorlar. (Balıkların yumurta dökme mevsiminde av yapılmaz ise). Düzce merkezden 16 km., D-100'den 5 km. uzaklıkta ki Kuru Göl, tertemiz havası, kolay ulaşımı ile günübirlik kullanım alanının dinlenme, piknik ve orman içi doğa yürüyüşlerine cevap vermesi nedeniyle geleceği parlak görünüyor.


kelebek
kelebek script

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder